TAM ÖĞRENME MODELİ

 

BLOOM’UN TAM ÖĞRENME MODELİ İLE;

Ek zaman ve öğrenme olanakları sağlandığında, hemen hemen tüm öğrenciler okullarda öğretilmek istenen tüm yeni davranışları öğrenebilirler.

2. Tam Öğrenme Modeli

Okullar, öğrencilerin yeni davranışlar kazanmasını, davranışlarındaki eksikleri tamamlaması, yanlışları düzeltmesi için öğrencilere bir öğretim hizmeti sağlamaktadır. Okulların, öğrenci davranışlarını geliştirmede, değiştirmede ve tamamlamada etkili olabilmesi sundukları öğretim hizmetinin niteliğine bağlıdır. Okulların birincil görevi de öğrencilere sundukları bu öğretim hizmeti niteliğini yükselterek öğrencilerin öğrenmelerini en üst seviyeye çıkarmaktır. Okullar, planlı olarak öğrencilere çeşitli düzeylerde bilgi, beceri, tutum gibi davranışların tamamını kazandırmaya çalışır. Okulların, öğrencilere kazandırılması planlanan davranışların tamamını öğrencilerin büyük bir çoğunluğuna kazandırmakta yaşadığı zorluklar bulunmaktadır. Bloom, “işin başından beri olumlu öğrenme koşulları sağlanmış ve bu olumlu öğrenme koşulları öğretme-öğrenme süreci boyunca devam etmiş ise dünyada herhangi birinin öğrenebileceği her şeyi hemen herkes öğrenebilir” sayıltısına dayalı olarak, kazandırılması gereken davranışların en az %80-90’nın, öğrencilerin büyük çoğunluğuna kazandırılabileceğini savunmakta ve geliştirdiği “Tam Öğrenme Modeli” ile de tüm öğrencilerin okulda öğretilenleri öğrenebileceğini belirtmektedir .

Kazandırılacak hedef davranışların belirlenmesi,giriş davranışları, pekiştirme, dönüt-düzeltme, düzey belirleme değerlendirmesi, seçeneklik öğretme ve eksiklikleri tamamlama yolları, eğitim tarihi boyunca eğitimcilerin: değişik düzeylerde ilgilendikleri kavramlar olmuştur. Ancak tam öğrenme modeli, öğretme-öğrenme sürecinde rol oynayan bu öğeleri, öğrencilerin öğrenme düzeyini, belirlenen ölçüte ulaştıracak şekilde sistemli olarak bir araya getirmiştir.

Tam öğrenme modeli, okulda öğrenmeyi en çok etkileyen az sayıdaki faktörü belirlemek ve bu faktörleri kontrol altına alarak, hatadan arınık bir öğretim düzeni oluşturmak üzere geliştirilmiştir. Bu model okul gibi toplu öğrenmelerde gözlenen bireysel faklılıkların nedenlerini incelemekte ve bu tür bireysel farklılıkları öğrenci, okul ve toplum yararına olacak şekilde en aza indirilmesi için alınması gerekli önlemleri açıklamaya çalışmaktadır.

Tam öğrenme, programdaki bir sonraki öğrenme adımına geçmeden içinde olunan ünitenin tam olarak öğrenilmesi için öğrencilere ihtiyaç duydukları zamanı vererek öğretimi bireyselleştiren bir yaklaşımdır

Tam öğrenme temelde bir öğretim sürecidir. Öğretimin örgütlenmesi, öğrenme sürecinde öğrencilere düzenli dönüt sağlanması, öğrencilerin bireysel öğrenme güçlüklerini gidermelerine yardım etmek için yönlendirme ve rehberliği ve öğrencilerin eksik öğrenmelerini tamamlamak için ek öğrenme durumları sağlamayı içerir.

Okulda öğrenmeyi birçok faktör etkilemektedir. Bunlardan zeka (genel yetenek), öğretmenin kişilik özellikleri, ailenin sosyo-ekonomik satatüsü gibi etkenler doğrudan değiştirilemezler. Öğrencilerin dersle ilgili ön öğrenmeleri, ilgisi, tutumu, başarılı olabileceğine olan inancı, öğretim hizmetinin niteliği gibi değişkenler ise okullardaki öğrenme-öğretme süreci yoluyla değiştirilebilir. Öğrenmeyi etkileyen değiştirilebilir özellikler, öğrenme-öğretme sürecinde olumlu hale getirilerek öğrencinin öğrenme düzeyi yükseltilebilir. Böylece öğrenciler arasındaki öğrenme farklılıkları en aza indirilebilir ve eğitim sistemleri seçici ve eleyici olmaktan çıkartılabilir. Okullar öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmelerine yardım edebilen kurumlar haline gelebilir .

Tam öğrenme modelinin bileşenleri.

Öğrencinin öğrenme düzeyini belirlediği düşünülen niteliklerden ilki bilişsel giriş davranışlarıdır. Bilişsel giriş davranışları, öğrencinin yeni bir öğrenme ünitesini öğrenebilmesi için daha önce kazanmış olması gerekli davranışlarıdır. Diğer bir deyişle üniteyi öğrenebilmesi için gerekli ön öğrenmelerdir. Öğrenme düzeyini belirleyen öğrenci niteliklerinden ikincisi öğrencinin öğrenme birimi ile ilgili duyuşsal giriş özellikleridir. Başka bir ifade ile öğrenme ünitesini öğrenmeye güdülenmiş olma derecesidir. Öğrenme düzeyini belirlediğine inanılan üçüncü değişken ise öğrenme-öğretme süreci ile ilgilidir. Öğretim hizmetinin niteliği olarak adlandırılan bu değişken öğrenciye neleri, nasıl öğrenecekleri ile ilgili verilen uyarıcıların, öğrencilerin öğrenme eksikliklerini belirleme ve düzeltme etkinliklerinin öğrenci ihtiyacına uygunluk derecesini kapsamaktadır.

1. ÖĞRENCİ NİTELİKLERİ

Tam öğrenme modeli, iki temel sayıltıya dayanmaktadır. Sayıltılardan biri, öğrencinin özgeçmişinin okulda öğrenmede çok önemli bir yere sahip olmasıdır. Her öğrenci, belli bir kurs, sınıf ya da programa, öğrenilecek üniteyle ilgili yönleriyle kendisini diğer öğrencilerden farklı bir şekilde hazırlamış olan bir özgeçmişle başlar. Özellikle öğrencinin öğretilecek üniteyle ilgili olarak daha önce neleri öğrenmiş olduğunu bilmek ve okul öğretimde bunu göz önünde bulundurmak gereklidir. Bir öğrencinin eldeki öğrenme ünitesini öğrenebilmek için gerekli ön şartları ne derecede öğrenmiş bulunduğunu, “Bilişsel Giriş Davranışları” ve bu öğrenme ünitesi ile ilgili öğrenme güdüsü de “Duyuşsal Giriş Özellikleri” olarak belirlenmektedir. Öğrencinin bütün özgeçmişinin ayrıntılarıyla bilinmesi değil, sadece ileride öğrenilecek üniteyle ilgili olanlarının belirlenmesi gereklidir. Bilişsel giriş davranışları öğrencilerin bilgi, beceri ve yeterliklerini kapsamaktadır

Bu kuramın temelinde yatan ikinci sayıltı, bireyin yukarıda belirtilen girişteki özelliklerinin (gerekli ön öğrenme ve öğrenme güdüsü) ve öğretim hizmeti niteliğinin değiştirilebilir olmasıdır.

Öğrenci bir öğrenme ünitesinde istenilen düzeyde başarılı olamazsa, onun bu eksikleri daha sonra gelen üniteye girmeden önce giderilmedikçe bu öğrencinin daha sonraki üniteyi de istenilen nitelikte öğrenemeyeceği kabul edilir.

İpuçları (İşaretler) :

Öğretme-öğrenme sürecinde öğrencilere neleri, niçin ve nasıl yapacaklarını gösteren mesajların tümüne ipuçları adı verilmektedir .Öğrenciye neyin öğrenileceğini açıklayan mesajların tümü olarak tanımlanan ipuçları,öğretme-öğrenme süreci boyunca her noktada gerekli olabilir. Bu nedenle ipuçlarının zamanında ve her öğrencinin ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde sunulması önemlidir. Öğretme ortamında; sözel ipuçları (konuşma sırasındaki vurgular, örnekler, sorular ve yönergeler) kullanılabileceği gibi, grafikler, şemalar, haritalar, modeller, filmler, resimler, demonstrasyonlar da ipucu olarak kullanılabilir. Ancak, öğrenme öğrenci tarafından gerçekleştirildiği için ipuçları gerektiğinde ve yeterli sayıda sağlanmalıdır

İpuçlarının öğretme sürecinde sağladığı yararları;
1. Öğrenciye neler öğreneceğini duyurmak,
2. Öğrenciye öğreneceklerine nasıl ulaşacağını göstermek,
3. Öğrenilecek öğeleri ve bu öğeler arasındaki ilişkileri ortaya koymak,
4. Öğrenme işinde en kritik noktaları öğrenciye duyurmak,
5. Öğrencilerin dikkatini belli noktalar üzerine çekmek,
6. Öğrenciyi düşünmeye sevk etmek,
7. Öğrenciyi cevap vermeye özendirmek,
8. Öğrencinin konu ile ilgili eski bildiklerini hatırlatmak, bunlarla yeni öğreneceği bilgiler arasında ilişkiler kurmasına ve böylelikle yeni bilgilerin daha kolay öğrenilmesine yardımcı olmak,
9. Öğrenmenin kesintiye uğramadan sürmesini sağlamak,
10. Öğrenciye öğrenme sonuçları hakkında bilgi vermek

Öğretme-öğrenme sürecinin etkili ve verimli olması, ipuçlarının görevini tam olarak yerine getirmesine bağlıdır. Bu nedenle ipuçlarının zamanlama, açıklık ve anlaşılırlık gibi temel bazı niteliklere sahip olması gerekir. İpuçlarından etkili ve verimli bir şekilde yararlanmak için bunlar öğrencilere zamanında ve tam olarak iletilmelidir .

Sonuç olarak, kazandırılacak hedef davranışlara, öğrencinin hazırbulunuşluk düzeylerine, öğrenme yollarına uygun, açık, anlamlı ve güçlü işaretlerin, öğrenme ürünlerinin niteliğini artırarak eğitimde etkililik ve verimliliğin yükseltilmesine katkıda bulunabilir.

Pekiştirme

Pekiştirme ve pekiştireç aynı anlamda kullanılmakla birlikte, bir davranışın olma sıklığını artıran uyarıcılara pekiştireç, bu uyarıcıların verilmesi işlemine ise pekiştirme adı verilmektedir.

Öğretme-öğrenme sürecinde öğrenilen kritik davranışlar ortaya çıktıkça bu davranışlar pekiştireçler yoluyla pekiştirilmelidir. Bu amaçla çok ve değişik pekiştireçlerden yararlanılmalıdır. Çünkü pekiştirme önlemlerinin, öğretme-öğrenme sürecinin etkililik ve verimi üzerinde önemli etkileri bulunur. Pekiştirme önlemleriyle, yerine göre öğrenme güdüsü artırılır, dikkat ve öğrenme çabaları yönlendirilir, beklenen davranışın denenmesi sağlanır ve davranışın istenen yetkinliğe erişerek kalıcı hale gelmesi çabuklaştırılır.

Yeni öğrenmelerde ve beceri öğretiminde pekiştireçler doğru davranımdan hemen sonra verilmelidir. Pekiştireç verilirken dikkat edilecek noktalar şöyle özetlenebilir:

1. Aynı pekiştireçlerin çok sık kullanılması onların değerini azaltabilir.
2. Kullanılan pekiştireçler öğrencilerin ihtiyaç ve beklentilerine uygun olmalıdır.
3. Pekiştireçlerin dağıtımında zamanlamaya dikkat edilmelidir.
4. Pekiştireçlerin ne zaman verileceğinin belli olmaması öğrenciyi sürekli uyanık bulunmaya ve çalışmaya yönlendirebilir.
5. Pekiştirme işi zaman zaman gecikmeli olarak yapılmalıdır.
6. Öğretmenler ceza yoluyla istenmeyen davranışların önlenmesi yoluna gitmemelidir.

Pekiştireçler öğrencinin gelişim özelliklerine, genel yetenek düzeyine, genel sağlık durumuna, ön öğrenmelerine, duyuşsal özelliklerine, sosyo-kültürel yaşam biçimine uygun olmalıdır.

Öğretmenlerin öğretme-öğrenme süreçlerinde pekiştirmenin etkilerinden tam olarak yararlanabilmesi için pekiştirmenin; öğrenci ihtiyaçlarına duyarlı olmasına, zengin seçenekler sunmasına ve dağıtımında dengeli olunmasına dikkat etmeleri gerekir.

Katılma

Öğretim hizmetini oluşturan başlıca öğelerden biri öğrencinin etkin öğrenme çabası içine girmesinin sağlanmasıdır. Öğrencinin, öğrenme ile sonuçlanacak bir yaşantıya sahip olması için de onun, kendisi için hazırlanan öğretme durumunun ilgili öğeleriyle, ipuçları ve açıklamalarda belirtilen şekilde etkileşime girmesi gerekir. Öğrenmenin gerçekleşmesi, öğrencinin kendi yaşantısı yoluyla olacağından, onun öğrenme ortamında etkileşim içinde olmasından başka yolu yoktur .

Katılma, öğrencinin istenen davranışı kazanması için kendine sağlanan işaretle belli bir düzeyde açık ya da örtük olarak etkileşmesi ve bu çabayı davranışı kazanıncaya kadar devam ettirmesidir. Katılma doğrudan gözlenebilecek şekilde açık olabilir ya da doğrudan gözlenemeyecek şekilde örtük olabilir. Öğrencinin açık ya da örtük katılımından çok, her iki tür katılımda da öğrencinin yaşantı kazanacak düzeyde etkileşimde bulunması ve bu etkileşimi sürdürmesi önemlidir. Ancak öğrencinin düşük yaş ve gelişim düzeylerinde açık katılım tercih edilir

Dönüt ve Düzeltme

Dönüt ve düzeltme, öğretim hizmeti niteliğini ve öğrenme düzeyini belirleyen en önemli öğedir. Dönüt, öğrenciye; öğrendiklerinin eğitimin amaçlarına uygun olup olmadığının ya da öğrencinin eğitim amaçlarına uygun davranıp davranmadığının bildirilmesidir. Diğer bir ifade ile, öğrenciye öğrenmelerinin doğruluğu ya da yanlışlığı hakkında verilen mesajların bütünüdür. Öğrenme düzeyinin yükseltilmesi için dönüt sadece öğrenme sonuçları hakkında bilgi vermekle kalmamalı, öğrencilerin öğrenme güçlük ve eksikliklerinin giderilmesine de hizmet etmelidir.

Öğrencilerin, öğretme-öğrenme süreci ile etkileşimleri birbirinden farklı olduğundan bu süreçten eşit olarak yararlanmaları zordur. Sınıfta kullanılan ipuçları, pekiştirme ne kadar etkili verilirse verilsin ve öğretmen öğrencilerin katılımını ne kadar etkili sağlarsa sağlasın bu değişkenler her öğrenci için farklı anlamlar taşıyacağından öğrencilerin öğrenmelerinde farklılıklar gözlenebilir. Bu nedenle, grupla öğrenmeyi gerçekleştirmeye çalışan her öğrenci; neleri tam öğrendiğini, neleri eksik öğrendiğini, yanlış öğrenmelerinin ne olduğunu ve neleri öğrenemediğini bilmelidir. Öğretmen, öğrencilerin bu ihtiyaçlarını karşılamak için dönüt-düzeltme işlemlerini, öğrencilerin özelliklerine uygun ve etkili bir şekilde sunmalıdır

Yaptıklarının ve söylediklerinin ne kadar hatasız ya da hatalı olduğu hakkında bilgi alan öğrenci daha kolay ve çabuk öğrenir. Öğrenirken ne kadar ilerlediğini kesin olarak bilmeyen bir öğrenci ise ağır yol alır; yanlışları doğru gibi öğrenir; öğrenmesi kesintiye uğrar ve hatta hiç öğrenemeyebilir. Öğrenme sonuçları hakkında bilgilendirilen öğrenci eksikliklerini giderebilir ve yanlış öğrenmelerini düzeltebilir

Öğrenme girişimlerinde sağlanan dönüt ve düzeltmelerle öğrenme hızını ve dolayısıyla öğrenme düzeyinin artmasına ek olarak üniteler boyunca öğrenciler arasındaki öğrenme hızı veya öğrenme düzeyi farklılıkları da azalmaktadır. Tam öğrenme modelinde, genel olarak dönüt işlemleri öğrenme ünitelerinin sonunda uygulanan izleme testleri sonuçlarına göre yapılır. İzleme testleri, dersin bir ünitesinde öğrenilmesi beklenen tüm yeni davranışlardan hangilerinin öğrenilmiş, hangilerinin öğrenilmemiş ve öğrenilmeyen davranışların neden öğrenilememiş olduğunu ortaya koymak amacıyla hazırlanan özel testlerdir. Çoğu halde, ünitede öğrenilmesi beklenen davranışların tümünü kapsayan izleme testinde yüzde 80-85 doğru cevap tam öğrenme düzeyi olarak belirlenmiştir. İzleme testi sonuçları analiz edildiğinde, her öğrencinin öğrenme eksiği, neleri öğrenemediği ya da öğrenmede güçlük çektiği davranışları ve bunların nedenlerini belirlemek mümkün olabilir.

Öğretmenler, öğretme-öğrenme sürecinde kullandıkları stratejilerin, tekniklerin, araç-gereçlerin yardımıyla öğrenmeyen öğrencilere karşı tamamlayıcı eğitim çalışmalarında aynı stratejileri, aynı teknikleri, aynı araç-gereci aynı şekilde kullanmamalıdırlar. Çünkü bir önceki öğretme-öğrenme sürecinde strateji, teknik, araç-gereçler yardımıyla öğrenemeyen öğrenciler daha sonraki tamamlayıcı öğretme-öğrenme sürecinde de aynı strateji, aynı teknik, aynı araç-gereçlerin aynı şekilde kullanılmasıyla da öğrenemeyebilirler. Bu nedenle öğretmenler farklı strateji, teknik, araç-gereçleri kullanmaya özen göstermelidir.

ÖĞRENME ÜRÜNLERİ

Öğrenci nitelikleri, öğretim ve öğrenme ürünleri olmak üzere üç temel değişkeni olan tam öğrenme modeli eğitimin, dolayısıyla da okulların etkililik ve verimliliğini en yüksek düzeye çıkarabilecek koşulları belirlemeye çalışır. Bu modelde öğrenme ürünleri, öğrencilerin nitelikleri ile öğretim hizmeti etkileşiminin bir fonksiyonudur.

Öğrenci nitelikleri ve öğretim hizmeti niteliğine bağlı olarak değişen öğrenme ürünleri, bu iki değişkenin etkileşimi ile ortaya çıkar. Bağımlı değişken olan öğrenme ürünleri; öğrenme düzeyini ve çeşidini, öğrenme hızını ve duyuşsal ürünleri kapsamaktadır.

Öğrenme ürünleri olan; öğrencinin öğrenme düzeyi ve çeşidi, öğrenme hızı, duyuşsal ürünlerin istenilen nitelikte oluşması öğrenci niteliklerinin ve öğretim hizmeti niteliğinin karşılıklı etkileşimi ile mümkündür. Öğrencilerin nitelikleri ne kadar iyi belirlenir, öğretim hizmeti niteliği ne kadar iyi sunulursa ve bu iki temel öğe arasında uyum ne kadar etkili olursa öğrenme ürünleri de o kadar istendik olabilir.

Öğrencilere duyarlı ve planlı bir öğretim hizmeti sağlanır; öğrenme güçlükleriyle karşılaşan öğrencilere yerinde ve zamanında yardım edilir, onlara tam yani önceden kararlaştırılan yetkinlikle öğrenmeleri için yeterli zaman verilir ve onlar için de anlamlı olan bir “tam öğrenme” ölçütü belirlenirse hemen hemen bütün öğrenciler yüksek düzeyde bir öğrenme gerçekleştirebilirler. Böylelikle hemen hemen bütün öğrencilerin, okulların öğretme amacını güttüğü tüm yeni davranışları öğrenebileceği söylenebilir .

TAM ÖĞRENME MODELİNİN UYGULANMASI

Tam öğrenme modelini öğretme ortamında uygulanabilmesi için aşağıdaki adımların sırayla izlenmesi gerekir.

1. Derste kazandırılacak özel hedef ve davranışları ile bu hedef ve davranışların kazandırılacağı öğrenme üniteleri belirlenmelidir. Dersin özel hedefleri ile üniteleri arasındaki ilişkilerin görülmesine yardım eden belirtke tablosu hazırlanabilir. Daha sonra dersin özel hedeflerine ait davranışlardan hangilerinin hangi ünitelerde kazandırılacağı ve ünitelerin kapsadığı konuları gösteren ünite analiz tablosu hazırlanabilir. Ünite analiz tablosu, bir ünitenin hangi konularında, hangi hedef davranışları öğretilmesi ve hangi konularda hangi davranışları yoklanması gerektiğine yol gösterir.

 2. Her ünitenin öğrenilebilmesi için bilişsel, duyuşsal ve devinişsel alandaki önkoşul davranışlar ve tam öğrenme standardı (Öğrencilerin %80’ninin en az 70 puan alması gibi) belirlenmelidir.

3. Öğrencilerin; belirlenen önkoşul davranışların hangilerine, ne derecede sahip olduklarını bilişsel giriş davranışları testi ile belirlenmelidir.

4. Bilişsel giriş davranışları testinden elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin eksik olan önkoşul davranışlarını tamamlamak için tamamlama öğretimi yapılmalıdır.

5. Tamamlama öğretiminden sonra ünitedeki yeni davranışları kazandırmak için öğretme-öğrenme etkinliklerini uygulanmalıdır.

6. Öğretme-öğrenme etkinliklerinin işe yarayıp yaramadığını ya da öğrencilerin istenilen düzeyde öğrenip öğrenmediklerini (öğrenme düzeylerini) belirlemek için izleme testi sonuçlarına dayalı olarak değerlendirme yapılmalıdır.

7. İzleme değerlendirmesine göre tam öğrenme ölçütüne ulaşamayan öğrenciler, eksik ya da yanlış öğrenmeleri düzeltmek üzere ek öğrenme-öğretme etkinliklerine yönlendirilmelidir. İzleme testi sonuçlarına göre tam öğrenme ölçütüne ulaşan ya da diğer öğrencilere göre ileride olan öğrenciler için zenginleştirilmiş etkinlikler uygulanmalıdır.

8. Eksikleri tamamlamak, yanlışları düzeltmek amacıyla yapılan ek etkinliklerden sonra izleme testine paralel (izleme testindeki aynı davranışları ölçen farklı sorulardan oluşan test) test uygulanarak, tamamlama öğretiminin işe yarayıp yaramadığı, öğrencilerin eksiklerini tamamlayıp tamamlamadıkları, yanlışlarını düzeltip düzeltmedikleri bir başka deyişle bu öğrencilerin tam öğrenme ölçütüne ulaşıp ulaşmadıkları belirlenmelidir.

9. Her iki grup öğrenci tam öğrenme ölçütüne ulaştıktan sonra (öğrenciler davranışları tam olarak öğrendikten) daha sonraki üniteye başlanarak aynı süreç devam etmelidir.

TAM ÖĞRENME MODELİNİN OLUMLU YÖNLERİ

Tam öğrenme modelinde, daha baştan bütün öğrencilerin üniteyle ilgili önkoşul davranışları belirlendiğinden öğretme-öğrenme süreci öğrencilerin düzeylerine göre ayarlanabilir. Öğrencilere kazandırılmak istenen davranışlar önceden belirlendiğinden dersin planlı ve programlı bir ilerlemesi sağlanabilir. İlk aşamadan son aşamaya kadar öğrenme ürünleri sürekli olarak değerlendirilir. Bu nedenle öğrencilerin öğrenme güçlük ve eksiklikleri zamanında ortaya çıkarılarak giderilebilir. Öğrenme eksiklikleri zamanında belirlenip tamamlandığı için tüm öğrenciler öğrenme hedeflerine istenilen düzeyde ulaşabilirler. Her öğrencinin kendi hızında ilerlemesine imkan tanıdığı ve bunun için öğrenciye ihtiyacı olduğu kadar zaman verdiği için öğrenciler arasında eşitliği sağlayabilir. Öğrencilere başarıncaya kadar zaman tanınması, kendine olan güvenilerini ve saygılarını artırır.

Tam öğrenmede dönüt-düzeltme etkinlikleri ile öğrenme sonuçlarına ilişkin elde edilen bilgiler, her öğrencinin eksik davranışını tamamlama ve yanlış davranışlarını düzeltme çalışmalarına yol göstermektedir. Bunun sonucu olarak bir öğrenme ünitesindeki davranışlar tam olarak öğrenildikten sonra diğer bir öğrenme ünitesine geçilmekte ve aşamalı dizilerde yer alan ünitelerin giriş davranışları da tam öğrenilmektedir. Dolayısıyla her aşamalı öğrenme ünitesi, bir önceki öğrenme ünitesinden daha kısa sürede öğrenilmektedir. Öğrenme zamanındaki bu düşme, özellikle yavaş öğrenen öğrencilerde dikkati çekmektedir. Tam öğrenmenin önemli sorumluluklarından biri de düşük yetenekli öğrencilerin «öğrenme»yi öğrenmelerini sağlamak olarak görülmektedir.

Araştırmaların çoğunda, tam öğrenme modelinin uygulanmasının öğrencilerin duyuşsal ve bilişsel düzeyde erişilerini artırdığı, öğrencilerin derse ilişkin tutumlarında ve öz güvenlerinde, dersi başarmaya karşı güdülenmişliğinde artma olduğu, derse ilişkin görevleri yerine getirmek için, dolayısıyla öğrenme için harcanan zamanda artma olduğu bildirilmektedir. Bu değişime, aktif öğrenme zamanındaki artma, akdemik öz güvende artma, konu/dersin önemine ilişkin öğrencilerin görüşlerindeki olumlu değişiklik ve öğrenme ürününe ilişkin öğrencinin verdiği değerin neden olabileceği belirtilmektedir.